Aşka Dair Sözler

Sizler için 2026 yılı itibarıyla derlediğimiz harika Aşka Dair Sözler burada! Bu içerik, etkileyici ve anlam dolu ifadeler sunarak hem kısa hem de uzun seçeneklerle duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Anlamlı ve yeni içeriklere sahip bu Aşka Dair Sözler, resimlimesajlar.com.tr bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınız için mükemmel bir kaynak oluşturuyor. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda bu sözleri kullanarak, paylaşımınıza farklı bir boyut katabilirsiniz.


Aşk; kelime değil bir cümledir. Kurmak içinse, özneyle yüklem değil, iki yürek gerekir.
Aşk nedir, bilmiyorsan gecelere sor, şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor.
Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur Aşk’ta.
Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?
Kır kalemin ucunu. Bundan sonraki yolculuğumuz aşk yolculuğudur. Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.
ÖZDEMİR ASAF
Mecnun olup leyla için çöller aşmışsın ne fayda. Mûmîn olup Mevla için secdeye varmadıktan sonra.
Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur.
Bunlardan birini seçmem gerekse ‘aşk’ı yeğ tutarım. Biz aşk karakteri ile doğarız.
Birini seveceksen, onu her şeyinle sevme. Çünkü bittiğinde; Onu unutamamana değil, unutamayacak kadar çok sevdiğine yanarsın.
Kendi elinle kazdığın kuyuya, aşk, ufacık bir taş atmaktır. Gürültüsü büyüyünce sessizliğin, marifet, yosunlar gibi susmaktır.
Âşık olmak erkeğe yakışır, kadına asla. Kadına yakışan sadece aşktır.
Ya aşkı öğret bana ya da aşkın yokluğuna üzülmemeyi.
BOB MARLEY
Aşk, bazen gitmekle kalmak arasında verdiğin en büyük savaştır. Sevmeyenin aklı, gerçekten sevenin kalbi kazanır bu savaşı.
İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş.
Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık ”sevda” da boğulur…
Gerçek aşkta bölünme olmaz. Sevenler birbirinin içine erir. Sadece egoistçe aşkta büyük bir bölünme vardır, seven ve sevilen ayrılır. Gerçek aşkta ilişki yoktur. Çünkü ilişki kurulacak iki insan yoktur. Gerçek aşkta sadece sevgi olur, bir çiçek açma, güzel bir koku, bir erime, bir birleşme yaşanır.
DANTE
Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük!
Geniş varlık denizinin her yanında geniş bir aşk akışı vardır.
Aşk öyle derin bir ihtiyaçtır ki onsuz yaşayamazsınız; ya kendisi ya da yedeğini ararsınız. Yedek sahte olabilir ama en azından bir süreliğine âşık olduğunuz hissine kapılabilirsin. Sahtesi bile keyiflidir.
Acı çektikçe insan olgunlaşırmış. Yalan be! İlk önce kalbin kırılır, sonra çürümeye başlarsın.
CEMAL SÜREYYA
CAHİT SITKI TARANCI
Âşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki âşık olunan hep uzaktadır. Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka “gözbebeğim!” diye hitap edilir.
Ey Gönül! Şimdi sorarım sana, hangi Aşk daha büyüktür. Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?
Belki aşk sevgiliyi kazanmayı değil, onda kendini kaybetmeyi gerektirir.
Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
Hafızlık, şeyhlik, müritlik yoktur. Sadece kepazelik, aşağılık ve rintlik vardır.
Bir kere sevdaya tutulmaya gör; ateşlere yandığının resmidir. Aşık dediğin, mecnun misali kör; ne bilsin alemde ne mevsimidir.
Aşk; bir bakıma sobaya dokunmak gibidir. Bir defa yanarsın, izi kalır. Sonra bir daha dokunmazsın sadece yanına yaklaşırsın.
ŞEMS TEBRİZİ
Aşkın yüzlerce neşteri, ruhun damarlarına sokuldu ve oradan gönül adı verilen bir damla aldı.
NAZIM HİKMET
Aşk kusursuz olmayan iyiliklerin üzerinde de vardır.
Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
Hayat benimse eğer kimse karışamaz ve biliyorum ki herkesle dost olunmaz. Aşka gelince bir kere sevdim işte, bir daha işim olmaz.
Aşk da önemli olan aynı elleri tutmak değil, bir ömür hiç bırakmamaktır.
Sevmeye layık olmayanı hatırlayarak değerli etme! Dönmek mi istiyor, bir şans daha verme. Unutma; sevgi yürekli olana yakışır.
Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı.
Aşkın bu denli sıradan olmadığına inanıyorum ben. Önce sıradanları yaşayacaksın ki, gerçek olanı anlayabilesin.
CAN YÜCEL
Aşağı derecelerinde yanılmayan aşk, akılla aydınlandığı zaman iyilik ve kötülüğe eğilim kazanır.
Aşk; sandığın kadar değil, yandığın kadardır.
Her şeyi senin için var ettim diyen Rabb’e, her şeyi senin için terk ettim diyebilmektir AŞK.
Bazen öyle yorar ki aşk insanı, bıktırır hayattan. Ve kapayınca gözlerini bir daha açmak istemez insan.
Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak.
Hatta irade, hile ve şiddet kullanmak yoluyla bir başkasının kötülüğüne çalışmış olsa bile yine aşka uyar.
Aşkın içinde en uzun, içtenliklerini en iyi korumasını bilenler kalmıştır.
Eğer gerçek aşk istiyorsan, tene değil kalbe dokunacaksın.
Aşk dediğin ne görsel bir olaydır, ne de göreceli. Üç harf ve tek heceli; tıpkı “SEN” gibi…
İradenin ereği olan bu aşktan başlayıp tutkuda sona eren bir yaşam mutludur.
NECİP FAZIL KISAKÜREK
Bakarken kıyamamak mı, yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?
Şeytanda insandaki özelliklerin birisi hariç hepsi vardır. Şeytanda eksik olan tek nimet Aşk.. Şeytanın insanı çekememesi aşksızlığındandır.
Kötülükler aşktan uzaklaşma oranında bir takım derecelere sahiptir ve kötülük aşka yaklaşmak için sarf ettiği üç oranında erdeme yaklaşmış olur…
Aşk özgürlük verir. Eğer özgürlük ve aşka sahip olursan başka şeye ihtiyacın kalmaz. Elde etmişsindir. Sana yaşam işte bunun için verildi.
Cehennem bile adalet kadar aşkın eseridir.
Bana göre aşık öyle olmalı ki, şöyle bir kalkınca, her tarafı ateşler sarsın; her tarafta kıyametler kopsun.
Hüzün taze tutar aşk yarasını. Yaramdan da hoşum, yârimden de.
Belki de ayrılık, yeterince sevmeyenler için bir sondur. Çünkü bittiğinde gitmek kolay; ama aşk ayrılıkta belli olur.
Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan bir günahı, seni beklediğim kadar.
Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye “yar” denilir.
Aşk ebedi olan sevgiden gayrı her şeyi yakmaktır.
Şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün yanmak da olsa artık aşk ile yaşıyorum.
SUNAY AKlN
İçin yanarken üşümek, yüreğin kan ağlarken gülmek, özleyip de sevdiğini görememek. İşte aşk bu olsa gerek!
Hiç durmadı aşk dursa bile dünya, insanlar sevdiler hep bazı insanları.
Aşk dediğin ya Allah’tan gelmeli. Ya Allah için olmalı. Ya da Allah’a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı.
“Aşk iradenin ereğidir. Her çeşit dışsal emir ve baskılardan çok usa uymak gerekir.
Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma! Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır aslında.
Bir muammadır “AŞK”, kiminin vicdanına atılan taş, kiminin fakir gönlüne katılan aş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır “AŞK”.
Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milat demektir, şayet ‘aşktan önce’ ve ‘aşktan sonra’ aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir. O kadar çok değişmelisin ki sen, sen olmaktan çıkmalısın!
Bundan sonra artık bizim bu âlemde sevmekten başka bir şey için var olduğumuzdan kim kuşkulanır?
Aşkın konusu güzelliktir ve insan evrenin en güzel nesnesi olduğu için dışarıda aradığı bu güzelliğin örneğini kendi içinde bulması gerekir. Bu itibarla insan ancak kendisine benzeyeni ve olabildiği kadar kendisine yaklaşanı sever. Sevmeye başlayınca eskisinden bambaşka bir insan Olduğumuzu anlarız. Aşktan söz ede ede insan âşık olur.
Aşk’ın hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk! Ya tam ortasındadır, merkezinde. Ya da dışındasındır, hasretinde!
OSHO
Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi. Ve aşk öyle haindir ki; nerde imkânsız varsa gider onu sever.
Hep evrensel aşkın derece derece yükselen aşamalarını oluşturur.
ELİF ŞAFAK
Öyle sevmelisin ki beni; bırakıp giderken hayatı, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde. Birbirimizi sevmenin gururu olmalı her şeyde.
Derler ki, aşk da unutulurmuş her şey gibi. Hem de yaşanıp bittikten, soğuyup küllendikten sonra değil, tam da doludizgin devam ederken unutulurmuş aşk.
Her insan için bir âşık olma zamanı vardır, bir de ölmek zamanı.
Fiziksel devinim, bitkisel yaşam, zihinsel yaşam…
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi; senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi…
PASKAL
Ey aşk! Sen öyle bir kişisin ki, dünya tokları, senin vuslatının açlarıdır. Aşık odur ki, Allah’tan aldığı aşk emanetini Allah’a verir Aşk mezhebinde her şey yüce Aşk’a kurbandır.
Anladım ki aşk; her iki tarafı da mağdur eden, yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem.
Aşk; iki kişinin sokak kavgasına benzer, çünkü ayıran hep bir yabancıdır.
El alem şarap içer sarhoş olur, biz aşk ehliyiz içmeden sarhoş olmuşuz.
Sen ol da; ister yar ol, ister yara; lütfun da başım üstüne, kahrın da.
Aşk ruhumuz yetkinleştikçe gelişir ve bizi güzel görünen şeye sürükler.