Can Yakan Mesajlar

Sizler için 2026 yılı itibarıyla derlediğimiz harika Can Yakan Mesajlar burada! Bu içerik, etkileyici ve anlam dolu ifadeler sunarak hem kısa hem de uzun seçeneklerle duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Anlamlı ve yeni içeriklere sahip bu Can Yakan Mesajlar, resimlimesajlar.com.tr bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınız için mükemmel bir kaynak oluşturuyor. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda bu sözleri kullanarak, paylaşımınıza farklı bir boyut katabilirsiniz.


Aşka suç bulmayın canımızı yakan aşk değil onlar.
Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.
Nereye kaçarsan kaç, üç şey seninle gelir. “Gölgen, acın ve geçmişin”. Kaderin ise zaten seni orda beklemektedir.
Okyanusla gökyüzü gibiydik biz seninle. İkimiz de maviydik, birlikte gibiydik. Ama asla hiç birleşmedik.
Zorlama! Ya kalbin kırılır, ya hevesin.
Ah benim canımdan ötem neyim eksikti de sevemedin beni?
Başkalarına söylemiş de olabilirsin güzel sözlerini. Benim duymak istediklerimi başkası duymuş olabilir, mahsuru yok! Ben hepsini üzerime aldım, çünkü yaram vardı, gocundum.
Ben sensiz cennette yaşamaktansa seninle cehennemde yanmak isterim.
Bilirsin; noktayı koymak ne kadar zor olsa da; tamamlanmış cümleler, eksik kalmış cümlelere göre daha çok acı verir.
Uğrunda ölmedim! Uğrunda ölünecek sandığım biri için yaşadım hep.
Hayat oyun sahnesi dediler, herkese bir rol verdiler. En zoru bana düştü önce sev sonra unut dediler.
Acıyan bir yerlerim olup olmadığını anlamak ister gibi yokluyorum içimi. Hiçbir sızı yok. Geçmişin ağırlığı yok üstümde. Yolunca yordamınca unutmuşum unutulması gerekenleri!
Ay değil mevsim değil bir ömür geçti sensiz, keşke böyle sevmeseydim ağlıyorum çaresiz.
Seni seviyorum diyebilmek değil ki marifet, önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek. Can Yücel
Yıllarca aynı rol, aynı perde yıllarca aynı ev, aynı yerde sevdim de katlandım bunca derde ama çok yanlıştı, adı yanlış aşktı ama suç hep bende.
Sustu bu gece karardı yine ay kaldı geriye cevapsız sorular uyandığında onu ilk kim görecek? Bıraktığın düşü kim büyütecek?
Bu dudaklar artık seni öpmeyecek, bu kalp senin için çarpmayacak, senin için yaşamayacak, ölmeyecek senle aynı ağaca adını yazmayacak sen de gittin ya.
Eski yaralarımızın acılarını dindirecek şefkatli bir el beklerken, yeni yaralar sahibi olduk.
Yağmur dökülüyor şehrime. Bardaktan boşalırcasına. Bu son diyorum bu son! Her defasında bitirdiğim yerden başlıyorum yine sana aşka.
Mendil satan çocuğun burnunu koluyla silmesi kadar acımasız bu hayat…
Canı yanan sabretsin, can yakan da yanacağı günü beklesin.
Kim demiş ki ben senden önce ve senden sonra yaşamışım.
Sanma ki sevmekle usanır bu yürek. Kaderde varsa eğer, sevginle ölmesini de bilirim elbet. Zannetme ki beklemekle usanır yürek. Bir değil bin ömrüm olsa da beklemesini bilirim elbet.
Bir yanımda çaresizlik diğer yanımda yorgunluğum var Bir yanımda yalnızlığım, diğer yanımda geçmişe dargınlığım var.
Özledim teninin kokusunu özledim, özledim sımsıcak nefesini özledim, özledim sohbetini o sesini özledim, gelmedin göz bebeğim can yoldaşım gelmedin.
Acı hissedilmek ister.
Öyle birini seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak. Can Yücel
Şimdi sensizliğin naklen mutsuzluğum yayınlanıyor. Ve herkes çektiğim sensizlik acısını canlı izliyor. İnanır mısın be sevgilim, yokluğun reyting rekorları kırıyor.
Dünyanın azabı içinde kaldık, sevenler unutmuş sevmiyor artık, gönüller dolusu aşklara yazık, bahtına gücenmiş kul feryadı bu.
Benim de zaten hiç gücüm yok, yüzüm yok, hiç umudum yok. Ama bil ki farklı bir hayaldi. İşkenceydi bazen, bazen çok güzeldi. Ama anlıyorum sesinden, kurtulmuşsun sen nokta konmuş, bitmiş en güzel hikâyem.
Sorarlarsa beni sana; sevilmeden seviyordu de. Ne kadarda saftı de. O kadar seviyordu ki kaldıramadım de. İçin de bir ateş yaktım halen yanıyor de. Gitmeyince aramayınca eridi bitti de. Bir de dünyası vardı onu da ben kararttım de. Kendi eliyle bir çukur kazdı. Ben de gömdüm de!
Kolay anlatılıyor acılar, kolay yazılıyor. Kolay yaşanmıyor oysa.
Seven sevdiğinden ayrılık aldı, mazinin acısı gönülde kaldı, alnıma yazılmış yazıya daldı, bahtına gücenmiş kul feryadı bu.
Bir gecenin kör kuyusunda kalbimi elime aldım, sadece sana feryadım sadece sana beddualarım canımı aldın kalbimi parçaladın.
Aslında yalanların, az olanların da farkındaydım elbet, ama görmezden geldim, bilen bilir, acıtır insani gerçek.
Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!
Belki yağmura gerek kalmazdı insanlar bu kadar kirli olmasaydı.
Bil ki; insanın değerini, varlığı değil yokluğu gösterir. Unutma; yokluğu bir şey değiştirmeyenin, varlığı gereksizdir.
Sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında, kendini bulmaktır.
Bugün senin için bir şey yapmıyorsam, dün elimden geleni yaptığım içindir.
İnsanların umudunu kırma belki de tek sahip olduğu şey odur.
Küçükken annem, yerde ekmek görürsen yükseğe koy kuşlar yesin derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk acaba kuşlar mı yedi?
Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi, cehennem yangınlarından ölmeden çıktıysa bedenim; artık benim olmalıyım, benim yeter yüreğimi bir çift gözün ateşine rehin verdiğim.
Ne seni unutturacak kadar zaman geçecek ne de geçen zaman seni unutturmaya yetecek bırakıp gitsen de unuturum sanma zaman alışmayı öğretir unutmayı asla.
Ne zaman ümitle hayata göz kırpsam, çiçekler açsam, kapıma dayanır sonbahar. Pare pare buruktur hep sevinçlerim!
Anladım temelli gittiğini, haklıydın üstelik suç benimdi, sen üzülme gülüm incinme, canımın içi iki gözüm sakın küsme, bana hediye bırak bütün kederleri, ben ağlarım ikimizin yerine.
Seni sonbahar rüzgârlarına bırakıyorum yaktığım canımı yeniden hayata hazırlıyorum sensiz yaşamak hayata yeniden başlamak istiyorum.
Hayatı ruhsuz yaşayanlar hayata değil kendine eziyet edenlerdir. Sevdiğin seni sevmese de, gözleri seni görmese de, kalbi senin olmasa da bil ki senin içinde birilerinde bunlar vardır belki çok yakınında belki de imkânsız da.
Benden su katılmamış şiirler istiyorsun. Kalem mi yazıyor sandın? Ben harfleri denizlerden söküp tek tek gözlerimden süzüyorum göremiyorsun.