Cenap Şahabettin Sözleri

Sizler için 2026 yılı itibarıyla derlediğimiz harika Cenap Şahabettin Sözleri burada! Bu içerik, etkileyici ve anlam dolu ifadeler sunarak hem kısa hem de uzun seçeneklerle duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Anlamlı ve yeni içeriklere sahip bu Cenap Şahabettin Sözleri, resimlimesajlar.com.tr bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınız için mükemmel bir kaynak oluşturuyor. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda bu sözleri kullanarak, paylaşımınıza farklı bir boyut katabilirsiniz.


Söylenmemiş fikir yoktur, diyorlar. Bu söz doğru ise bile bundan sonra bütün insanlar susacak değil.
Vesaire sözünü pek severim zihnimin ayıbını örttüğü için.
“Yüksek fikirlere hizmetkâr olmayan, hakkı ile âmir olamaz” Başkalarını yönetenler, iyi ve doğru fikirlerin sahibi ve uygulayıcısı değillerse, yanlış yönetirler.
Bilmem hangi hükümdara: “ahali sefalet içinde yiyecekleri yok” demişler. ”Sefaletlerini yesinler” cevabını vermiş. Bu cümle saltanatı ne kadar zarif tarif eder.
Yoksul, çaresiz ve imkânsız olduğu; zengin ise karnı tok, sırlı pek olduğu için gerek duymadığından, her ikisi de, iyi ve güzel duygular ortaya koyamazlar.
İnsana en güzel sıfatı ‘fani’ diyen vermiştir.
Bazı adamlar başkasının hürriyetine engel olmadıkça kendilerini hür hissetmezler.
Yoksulluğun olduğu yerde; namus, şeref, onur, erdem fazla barınamaz. Yokluk, mertliği bozar.
Dinlemeyi bilmek konuşma sanatının yarısıdır. Ama kadınlar söz konusu olunca konuşmanın tamamı dinlememek oluyor.
İnsanın şansının kendisine yardımcı olması için insanın kendisinin de biraz çaba göstermesi gerekmektedir.
Günde bin doğru fikir göğsümüze çarpar da birine olsun yüreğimizi açtığımız nadirdir.
Vicdan yalan söylemez ama sık sık yanılır ve yanıltır.
İnsanlığa karşı yapılan haksızlıklara ses çıkarmayanlar, bu haksızlık nedeniyle cebini ve midesini dolduranlardır.
Gerçeklik güneşini örten tek bulut menfaattir.
İnananlar kadar inanmayanlarda bir şeye hizmet ederler. Asıl düşman kayıtsızlardır.
Biz bir adamı biraz alkışlamazsak unuturuz. Hafızamız avuçlarımızdadır.
Akarsu ne güzel hayat dersidir; Küçük engellerin üzerine köpürür de, büyüklerin yanından geçerken sus pus olur.
Elinden geleni yapmadığın müddetçe şikâyette haksızsın.
Hürriyet sahasında kadınlar öyle geniş adımlar atıyorlar ki bu gidişle sakal ve bıyık miskinlik simgesi olacak.
“Ancak cücelerdir ki küçüldüklerini hissetmezler.” Onurlu ve gururlu insanlar, küçük düşmemek ve küçülmemek için, her adımlarını dikkatli atmalıdırlar.
Dini yaşatan bilhassa ölümdür. Ölüme çare yok ise din de ölmez.
İpeği yapan böcek değil de, giyen kadın gururlanır.
Halkı yönetme hususunda gençlik yaş değil baş meselesidir.
İnsanlar yalanla avutanı, gerçekle korkutana tercih ediyorlar.
Doğruyu söylemek değil anlatmak güç imiş.
“İyi giyin ama dikkat et ki kostümün senden üstün olmasın.” Her insanın kendi yaşam koşullarına uygun bir giyim tarzı olmalıdır.
Fikir bazen mantığın dilemediğini söyler; fakat kalp mantığa daima kendi istediğini söyletir.
Aşkın en tatlı parçaları başındaki ümit ve sonundaki hatıradır.
Çenesi düşmedikçe ihtiyarlar az söylerler. Zira hayat onlara sözün faydasızlığını öğretmiştir.
Hakikati güneşe benzetirler; doğrudur: gözlerimizi yaralar korkusu ile çoğuna bakmayız.
Güzel fikir doğru olmasa bile hoşa gider.
Şüphe yolu inkâra açılır. Yarabbi iman ne büyük kuvvet istiyor.
Meşe gölgesinde filizlenen yosunların çoğu kendilerini meşe fidanı sanırlar.
Hiçbir gün yoktur ki her şiddette ışığa dayansın Her göz hoşuna gitmeyen ışığın sönmesini diler.
Ne bütün varını yiyip ölmüş vardır, ne her fikrini söyleyip susmuş.
Aşk yolunun garip yokuşları ve inişleri vardır. Çıkarken baş döner, inerken gönül bulanır.
“Güzel fikir ihtiyarlamaz.” İhtiyarlamadığı için, ölmez de. Örneğin bir Mevlâna, bir Yunus dünya durdukça insanlar tarafından hatırlanmayacaklar mı?
Bir kitap ilmi var birde hayat ilmi, olgun insan herhâlde ikisine de vakıf olan oluyor.
Her şeye gülmek deliliktir. Hiç gülmemekse akılsızlıktır.
Karga ne kadar adını değiştirse de, sesinden tanınır.
İyilik kuvvetin eserlerinden biridir. Hiçbir zayıf devamlı iyi olamaz.
Hiçbir hükümet ya da devlet, halkını başıboş bırakmaz. An­cak, kendine güvenen ve akıllı yönetimler, bunu fazla hissettirmezler.
Çok sakladığımız yemek ekşimek suretiyle bizden intikam alır.
Eski zamanın sağlam Müslümanları ”Başımız şeriata bağlı” diyenlerdi. Şimdi sağlam kanunlarda ”Başımız gelişmeye bağlı” diyenlerdir.
Herkesi aydınlatmak isteyen öğretmeler mum gibi erimeye razı olmalıdırlar.
Kalp söze başlayınca akıl sağır olur.
“Elinden geleni yapmadığın müddetçe umduğunu bulamadığından şikâyette haksızsın.” Her ne iş olursa olsun, insan elinden geleni yapacak; sonra neticesini bekleyecektir.
Yer yaşlandıkça dertleri artıyor, insan gibi.
Dinsiz vardır ki isyanının nedenleri bir mabet teşkil eder.