Duygusal Facebook Sözleri
Eğer dönüp gittiğinde arkandan gelmiyorsa, O zaman dönüp giderek doğru şeyi yapmışsın demektir.
Hayattaki en güzel şey, tüm kusurlarını bilmesine rağmen seni hala muhteşem olduğunu düşünen birisini bulmaktır.
Dizlerimizi kırıp kaderin karşısına oturduk. Ne diyecek, merakla bekliyoruz.
Sevmek ölmektir bence, ben de sevmiştim ölmeden önce.
Bir kadının içindeki masum meleği erkek keşfeder; ama o meleğin tüm masumluğunu da yok edecek olan yine erkektir.
Kadın, insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar.
Ya bir gün karşı karşıya geldiğimizde, birbirimize düşman gibi değil de pişman gibi bakarsak.
Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen yaşanacak hayatın cesaret verecek mutluluk yanı, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni.
Gözümü bağlayıp atsalar sırtımdan itip; Yine senin yanına düşerim, yer çekimi değil, yar çekimi.
Madem yaşamak güzel ben niçin ağlıyorum seni sevmek suç ise cezamı çekiyorum.
Keşke söyleyebilsek birbirimize dürüstçe: Seni seviyorum ama şu anda değil. Seni görmek istiyorum ama bugün değil.
Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil. Hiç aklında yokken, âşık olduğun kişidir.
Kadın ilk öpücükte neler kazanacağını bilemez, ama son öpücükte neler kaybettiğini bilir.
Kim bilir. Masalınızın kahramanı, başka bir hikâyede figüran olmaya gitmiştir belki de.
Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da Mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.
Onu aradım ve seni seviyorum, dedim. Çarklar durdu, yargılama bitti. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum.
Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.
Ayakkabılarım olmadığı için üzülürdüm. Ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar.
Havam bozulmaya başladı yine, gözlerim de dolmaya. Sanırım içimde bir yerlere sen yağdı gece gece. Cemal Süreyya
Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirirsen, ilk vazgeçtiği sen olursun.
Arzularını ve korkularını ortadan kaldır. Artık senin için hiç bir zalim kalmaz.
Mutsuzluk yaşadığımız olayda değil, bizim ona gösterdiğimiz tepkidedir.
Bu dünyada, öyle ya da böyle yaptığın her şeyin hesabını verirsin. Hiçbir şey karşılıksız değildir. Tanrı’nın merhameti dışında.
Aşk bazen acıyla tanışmanın adıdır. Ve aşk, uçmaya kanat aramak değil, uçuruma kanatsız atlamaktır.
Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır; geçip giden zaman.
Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bilgi ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.
Sert rüzgârlar karanlık geceleri severmiş, aynen benim seni sevdiğim gibi.
Yalnızım diye üzülme! Kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar.
Bazen sadece boynuna gömülüp o alışık olup vazgeçemediğiniz kokusunu içinize çeke çeke hayal kurmak istersiniz.
O şimdi ne yapıyor? Şu anda, şimdi, şimdi? Evde mi, sokakta mı, çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı? Ve ne düşünüyor?
Ağaçların dallarında niçin kalır güz yapraklar düşene dek? Ne zaman emredilir toprağın altında gülün önceden belirlenmişliği.
Sen bir şey söylemeden gidersin değil mi? Hem de öyle bir gidersin ki; bırak yaşamayı insanın nefes alması bile yarım kaIır.
Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.
Sevdim be! Hiç sevmediğim kadar sevdim ve hiç pişman olmadığım kadar pişman oldum.
Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.
Moraliniz bozukken sizi güldürmek için bütün saçmalıkları deneyen kişiyi kaybetmeyin.
İnsanlarla yüz yüze konuşarak her sorunu halledebilirsin; ama bazı insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin.
Asılında yaprak ağaçtan sıkılmıştı sonbahar bahane.
Sevgide fedakârlık yolunu bulamayanları, asla gönül kapınızdan içeri sokmayın.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. Ne güzelde darma duman ediyorsun beni.
Seveceksen, yalnız kaldığında aklına geleni değil, hiç aklından çıkmayanı seveceksin. Can Yücel
Bazen insan öyle özlenir ki. Özlenen bilse, yokluğundan utanır.
Bir insanın en büyük hatası; gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.