El Ele Tutuşmak İle İlgili Sözler
Merakımdan soruyorum; El ele tutuşan bir çift gördüğünüzde, sizde benim gibi üşüyor musunuz? Ece Ayhan
Seninle beş, altı saat. Konuşmak için çok az; susmak, el ele tutuşmak ve bakışmak için yeterli. Franz Kafka
El ele tutuştuğumuz an; kalbime giden damarlar, parmak uçlarından geçiyor.
El ele tutuşalım, sokaklarda dolaşalım, şarkılar söyleyelim seninle sevdiceğim.
Elini tutmak, bir kelebeği tutmaktan farksızdı. Ya da atan bir kalbi tutmaktan. Coşkuyla nefes alıp veren canlı bir varlığı tutmak gibiydi.
Yanımda yürüyordun Milena. Düşünsene, yanımda, yürümüştün. Franz Kafka
Bana elini uzattı, ellerimiz birbirine değdi. Sıcaktı, inceydi, kıskanırım anlatmaya bu eli.
Gökyüzüne her baktığında şayet ki orada Ay’ı görürsen ellerini uzat. Ve unutma ki sen her bakıp elini uzattığında mesafelere rağmen, bende elimi uzatmış ve ellerini tutmuş olacağım.
Ellerini tutunca vücudumu bir titreme alıyor, kalbim sen diye çarpıyor.
Kar, el ele tutuşanlar için romantik yağar. Elleri cebinde olanlar içinse dramatik.
Uzat bana ellerini sevdiğim, bir ömür birlikte geçsin, hayat yüreğinin sıcağında, gözlerinin güzelliğinde aksın gitsin.
Allah bize el ele tutuşup cennete gidebileceğimiz eşler nasip etsin inşallah.
Ben sadece elimi tut istiyorum. Bu eve gir, çorbayı karıştır, dibi tutmasın istiyorum.
Hiç siz el ele tutuşurken, avucunuzun içinde de bir kalp tutuşuyormuş gibi hissettiniz mi?
Saatlerce uzanalım, sımsıkı tut elimi hiç bırakma. Güneşin değil de birbirimizin sıcaklığını hissedelim.
Bir gün seninle yüz yüzeyken konuşuruz. El ele, göz göze.
Elimi tut, yolumuz uzun. Düşmek de var, kalkmak da. Yalan da ihanet de bu dünyada. Çok şey istemiyorum senden, benim seni sevdiğim kadar beni sev yeter! Güventürk Kalaslıoğlu
Ellerini tutmak adeta bu Dünyaya karşı güç kazanmak gibi.
Bir insan bir insanın yanında ve elleri ellerinin arasında iken bu kadar huzurlu, mutlu ve bu kadar güvende hissedebilir mi?
Rastlantılar kaderin bize oynadığı ufak çaplı oyunlardı ve sen ise kaderin bana getirdiği en güzel rastlantısın. Tut ellerimden, gidelim.
Solmasın umutlarımız cam kenarında, tut elimi çiçekli bir balkon inşa edelim yarınlara.
Kimsesiz insanların avuçlarının içinde zıt kutuplu mıknatıslar vardır ve zıt kutuplar çekerler birbirlerini. El ele tutuşan çiftleri kıskanmayalım diye tanrı bahşetmişti bu hediyeyi bize. Kendi ellerimizi tutar, kendi saçlarımızı tarar, kendi yaralarımızı iyileştiririz.
İlk el ele tutuşma anı, ne güzel bir icattı değil mi? Hâlâ durmuyor mu dudaklarında ilk öpüşmenin tadı?
Bazı şeyler elimde değil; mesela ellerin.
Ben senin ellerini tuttuğum an, sanki şehirdeki herkes işini gücünü bırakıp, sarılmaya başlıyor.
Elimi tuttuğun an, evrendeki bütün gezegenleri avucumda hissettim.
Düşünsene; seninle ben, bir fotoğraf karesinde el ele.
Belki uzak bir günde, büsbütün başka insanlar olarak tekrar karşılaşırız ve belki gülüşerek birbirimize ellerimizi uzatırız.
Güzel bir ay ışığı altında, seninle el ele olmak var.
Senin bu ellerinde? Ne var bilmiyorum. Tuttukça güçleniyorum, kalabalık oluyorum, göğe bakalım. Turgut Uyar
Gel tut elimi sevdiğim, bir ömür geçsin, gözlerinin gülüşünde.
Güzel günler gelmeyecek sevgilim; tut elimi, biz güzel günlere gideceğiz.
Sadece ellerimi tut istiyorum. Ve susalım. Öylece gözlerimi kapatıp anlımı göğsüne dayayayım ve bekleyelim. Olur mu? Bence de olur.
Çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalamam gözlerine. Yakın olsun isterim ellerime ellerin.
Ayrı kalırsam yasemin kokulu ellerinden, tutunacak bir şeyim kalmaz, düşersem kalkamam bir daha yerimden.
Şimdi istediğim tek şey var. Yanına gelmek ve elinden tutup gözlerinin içine bakmak.
Bırakacağın eli hiç tutma, tutacağın eli ise hiç bırakma. Sahte sevgilere gül olmaktansa, gerçek sevgilere diken ol! Mevlâna
Sevdiğimiz insanlar elimizi tuttuğunda iyileşiriz biz. İlaç merhametten sonra gelir. İbrahim Çolak
El ele tutuşup halay çeksek dünyanın diğer ucunda bulursunuz halay başını! O kadar bekarız yani!
İçimden dedim; gömülü bir ırmağın yalnızlığıdır bu, beraber yürüyelim olur mu? İbrahim Tenekeci
Bana ellerini ver, hayat seni sevince güzel.
Mutluluk albayım, mutluluk onun avuç içlerindeydi.
Şimdi gel de anlat ellerime senin ellerin olmadan nasıl üşümemeleri gerektiğini.
Ki sen, daha el ele tutuşmadan kalbimi tutuşturan adamdın.
El ele tutuşma güdüsüdür, kırkından sonra aşk; Yorgunluğunu örtecek birinin şefkatli elleridir.
Ellerin başkasına benim kadar yakılmaz, bilirim.
Kimse arkamda durmasa da olur, sen elimi tut yeter.
Elimi tutmasını bilenin, yüreğini ölene dek taşırım!