Hüzün İle İlgili Sözler

Sizler için 2026 yılı itibarıyla derlediğimiz harika Hüzün İle İlgili Sözler burada! Bu içerik, etkileyici ve anlam dolu ifadeler sunarak hem kısa hem de uzun seçeneklerle duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Anlamlı ve yeni içeriklere sahip bu Hüzün İle İlgili Sözler, resimlimesajlar.com.tr bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınız için mükemmel bir kaynak oluşturuyor. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda bu sözleri kullanarak, paylaşımınıza farklı bir boyut katabilirsiniz.


Ve hayat, sırların sırrını arayıp bulmak için çıkılan çileli, hüzün ve ıstırap dolu bir yolculuktan başka nedir ki? Mürsel Gündoğdu
Sen ve ben olduğumuz sürece tüm bu hüzünler sıcak bir yakınlaşma için bahanedir.
Havada hazan var, yüreğimde hüzün. Ferhat Güngör
Biraz gülecek olsam, vay sen misin gülen? Hemen yetişir hüzün. Behçet Necatigil
Her gece bir hüzün, bir keder çöküyor üzerime.
Uykuda yeni bir dünya kurabilirsin kendine dedim. Anlamadı, hep uyuşuk, hep tembel, hep depresyondaydım onun için, daha sonraları deli.
Eşleri bir arada tutan şeyin paylaşılan mutluluktan ziyade hüzün olma ihtimalini düşündüm. Birbirini seven çiftlerin hüznü paylaşırken birbirlerine gösterdikleri yakınlık, mutluluğu paylaşırken gösterdiklerinden ziyade olmalıydı.
Bak sonbahara geldik artık biraz hüzün kokacak, biraz sarıya bürüneceğiz.
Özlem hüzünlüdür. Hüzün de, özlemli.
Nerede olursa olsun bütün dönüşler her zaman kasvetliydi. İki kişi gidiyoruz, üç kişi dönüyoruz; sen, ben, hüzün.
Şimdi! Şimdi yirmi bir yaşında değilim, artık ölmenin de yaşamak gibi zor olduğunu, küçücük bir gözyaşı damlasının içinde yaralı yüreğimi defalarca boğabilecek kadar çok hüznün birikebileceğini biliyorum.
Hüznünü bir mücevher gibi taşıyan kadınlara.
Hüzün aylaklığın bir türüdür. Samuel Johnson
Dünya hüzün yeridir. Gariplerin sıkıntısı bitmez. Hz. Ali
Hüzün birlik sırrıydı. Bölünmezdi ki, paylaşılsın. Onun için Allah sevdiği kullarının kalbine birliğinin yansıması hüznü atardı önce. Hüzne tutunan insanlar, kullukta adım adım yol alırdı.
Giden gitmiş, hüznü ayaklandırmak boşuna. Ahmed Arif
Alıştığın kişiyi kaybedince herkes gitmiş gibi hissediyorsun.
Biz biliriz ki; hüzün huzurun nazlı kapısıdır.
Sevmek böyle bir şey miydi? İki kişi bütün geç kalmışlıklarını arkada bırakıp, birlikte geç kalacakları yeni şeyler mi buluyordu? Eğer öyleyse biz bunun için uygun değildik.
Kendimi bir dereceye kadar sevdirdimse de yüreğinde istediğim yere ulaşamadım. Nasıl açıklardım hüznün delirişini?
Ayrılık hallerinden bir haldir hüzün. Dünya dediğimiz bi hüzün gurbeti değil miydi zaten? Hüzün ki en çok yakışan aşıklara. Yandık, yakıldık ama hüzünden yana asla yakınmadık. Ne de olsa biz mahzun bir peygamberin ümmeti değil miyiz? Hüzün taze tutar aşk yarasını. Yaramdan da hoşum yârimden de.
Sevmek, “Niye sevdim!” diye hayıflanmadan sol yanındaki yangınlara yağmurların inmesini beklemektir. Ayrılık soluğunun taş kestiği anda son kez sarıldığında sevdiğine, tenine hüzün dikenlerinin batması ve ah etmeden mor yaralarını gözyaşlarına rehin vermektir.
Aşk gelince burukluğun şiirinde hüzün dokur heceler ve azarlanmış kalpleri ısırır tam yarısında geceler. Saban onunla sürerse toprağı koşarak, ancak o vakit yeşerir taze bir başak.
Hepimiz büyüktük. Küçük küçük parçalarla, aynı üzüntüden payını alan büyük ve hüzünlü kişiler.
Sadece bir kere bile sebepsiz yere hüzünlendiysen, bütün hayatın boyunca bilmeden öyle olmuşsundur.
Bırak ilişki yaşamayı, benim artık insanlarla konuşasım bile yok.
Yüzün değil, hüzün görünür bazen aynada.
Oyala beni dünya demeliydim. Televizyonla oyala, internetle oyala, esrarla oyala, edebiyatla oyala, alkolle, pornoyla ve nescafeyle oyala. Oyalarken bana dokunduğunu hissedeyim; sırtımı sıvazla, saçlarımı okşa. Oyala bizi dünya, hüznümüzü ve sefilliğimizi unuttur.
Sabahları uyandığıma sevinemiyorum. Gecenin sıkıntısı, öğleye kadar sürdüğü için, sabahın verdiği diriliği yaşayamıyorum. Öğleden sonra da akşamın hüznü çöküyor.
Hüzne kapılmayın. Çünkü Allah adildir. Kimsenin ahını kimseye bırakmaz.
Omuzların dik, başın yukarıda olmalı hüzün kökünden silinmese de ertelenebilir.
Yazmayı denedin mi hiç? Harfler ve harflerin birlikteliğinden oluşturabileceğin sonsuz anlamlar zamanın kolay geçmesini sağlar. Ne üstüne yazacağını bilmiyor musun? Başkalarına anlatabileceğin bir hüznün mutlaka vardır.
Hüzün taze tutar aşk yarasını. Yaramdan da hoşum, yârimden de.
Kazma küreklerini aldıktan sonra yürümeye başladılar; onları her türlü hüzne boğan gamlı gıcırtı ayaklarının altında eziliyordu. Tepelere yumak yumak sarılan sis, vadilerde salkım saçaktı.
Yağmurlu ikindilerde görülen hüzünlü bir rüya gibiydi hayat.
Ne zaman biraz mutlu oluyor gibi olsam hemen hüzün kapımı çalıyor.
Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete yani birini er geç unutmaya mahkûm olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum, sadece üzülüyorum, vasıfsız keder.
Bir bekleyenin olmalı, sen kendinden vazgeçsen de senden geçmeyen.
Zira tek başına, hepten yalnız kalmak, hatta üzülecek bir şey olmaması ne kadar hüzün verici, hiçlik, tam bir hiçlik. Bu yüzden kaybettiğin her şey, her şey bir hiçtir, aptalcadır, sıfırdır, var olan sadece hayaldir!
Yaz beni ey Kalem! Kalbim hüzün denizine öyle daldı ki. İnsanlar acımasız, vefasız. Yaratandan başka kimim kaldı ki?
Geceyi hüznün taklidi olarak kabul ediyorum.
Dünyada bana hiçbir şey, doğuştan hüzünlü bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir.
Hüzün adres değiştirir zamanla, benden geçer, sana göçer sevdiğim.
Buna yorgunluk demeyelim. Hüzündür olsa olsa, palyaço giysileriyle gelen aldatıcı hüzün.
Bu sırada yüreği, ateşli bir istekle, hüzünlü bir özlemle, biraz küçümsemeyle ve tertemiz bir mutlulukla dolu olarak çarpıyordu.
Kimse bilemez be canım. Bilinmedik bir hüzün var içimde. Artık tüm şarkılar hüzün makamında, sensiz bu yüreğimde.
Hüzünlü kadınları seviniz. Hüznüne sahip çıkan kadın kadar güzel başka hiçbir şey yoktur hayatta.