Kırıldığını Anlatan Sözler
Öfke, kızgınlık gelip geçiyor da kırgınlık hiçbir yere sığmıyor.
Bazı insanlar kırmaktan korkarlar; çünkü kırılmak ne demek iyi bilirler. Dostoyevski
Ey can! Kimseyi kırma, sözden ağırı yoktur. Beden çok yükü kaldırır ama gönül her sözü kaldıramaz! Mevlâna
Kim ne derse desin içimdeki kırgınlıklar bir tatlı söz ile bir gülüşle geçmez. Hayat kırmış beni, sende kır çok görmem.
Kırdıysa sessiz kal. Sessizliğinden kırıldığını anlamıyorsa, onsuz kal.
Öyle sevdim ki seni, beni gören herkes yerinde olmak istedi. Ama kimse benim yerimde olmak istemedi.
Kırgınlık değil içimdeki sevgilim. Sadece sözlerin dokundu yüreğime inceden. Dal kırıldığı yerden, insan da kırıldığı kalpten koparmış.
Buruk kalbim düzülmez bu sözlerinle asla, sana ben inandım sevdim ama sen harcadın beni, sevgi yolunda dönme bana bir daha.
Dal istediği kadar güçlü olsun, rüzgâr istediği an kırabilecek güçtedir. Sen istediğin kadar güçsüz ol, kalbimi kıracak kadar güçlü sözlerin.
İnsan odun değil ki; kırıldığı zaman ses çıkarsın. Mevlâna
Ah ne acıdır! O toz konduramadıkların için toz kadar değerin olmadığını anladığın an!
Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur. Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer. Sen o suya yazı yazdın, şimdi güneşin doğmasını bekle!
Ben sadece sevmeyi biliyorum, unutmayı öğrenemedim.
Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım. Can Yücel
İçten kırılmak ince bir sestir. Onu yalnız Allah duyar.
Her şeyin kadar değil değeri kadar seveceksin. Çünkü beklentin ne kadar çok olursa o kadar kırılırsın.
Çok güçlüsün, her şeyi içine atıyorsun, dedi. Elimi sol yanıma götürerek, burada neler oluyor biliyor musun, dedim.
Tek başına hayatı öğrenen bir insanı kimse yokluğuyla korkutamaz.
Kırıldığını belli etmeyen insanları üzmeyin. Çünkü onlar sizi kaybetmemek için susar, aptal oldukları için değil.
Dokunma bana öyle çok kırıldım ki her kelimem bir yerini kesebilir.
Artık yazdıklarımda arama kendini! Çünkü ben, suskunluğuma gömdüm seni.
Değmiyor bazen, uğruna yorulduklarımız. Nazım Hikmet
Kırık kalplerin hikayesi kısa olur. Ne oldu? Derler. Hiç, dersin biter.
Bazen kırılsam da susuyorum. Kırmaktan korktuğum için. Mevla kalbi kırık eylesin de; kalp kıran eylemesin.
Kızgınlık geçer de kırgınlık ne olacak?
Gittim! Şimdi bir mevsim değil, bir hayat girdi aramıza, ne sen dönebilirsin artık geriye, nede ben kapıyı açabilirim sana.
Güvensiz kalplerimizi karakteri bozuk insanlara borçluyuz.
Bunu sana yazdığımı bilmezsin, bir yabancı şarkı gibi dinlersin.
Susmak, sadece içindeki haykırışların duyulmasından korkmaktır.
İki kelime yetiyor seven kalbi kırmaya, sonra roman yazsan ne fayda!
Öfke, rüzgâr gibidir. Bir süre sonra diner ama birçok dal kırılmıştır bile. Mevlâna
Kırıldığım zaman akıttığım gözyaşlarım, ruhumun yaz yağmurudur.
Artık kopardığın papatyalara sorarsın, hani sevecekti, diye!
Küsmek ayrı, kırılmak ayrı. Ben seni sildim!
Yazıyorum, çünkü içimde susturamadığım bir ses var içimde.
Ey benim hasta gönlüm haddinden çok üzüldün dün yoksa bugün gelmez yarın ağlama değmez.
Sessizliğin duyulur bomboş odamda, dokunsalar ağlarım.
Kalbin kemiği yok diye kırılmaz mı sandın?
Oysa ne çok şey var sana diyemediğim, suskunluğumda.
Sana da kırgınım papatya. Bir seviyorumu sığdıramadın onca yaprağına. Can Yücel
Keşke kendini bırakıp gitse insan; ama olmuyor! Can Yücel
O da o kadar doğru bir seçim değilmiş demek ki. Boş ver be dostum.
Hani derler ya; insan sevdiğine hiç kırılır mı? Aslında insan en çok sevdiğine kırılır!
Kalbini kırıyor diye üzülme, belki de hak etmediği yerden çıkmak istiyordur.
Ümitleri kırılan insanlar, kanatları kırılan kuşlara benzer.
Önemsedikçe, yitirdiğim insanlar var.
Hıçkıra hıçkıra ağlattın ya beni ölsem de unutmam seni.
Belki de dilinden bu şarkı düşmez, dilin söylese de gönlün hissetmez.
En çok sana kırılıyorum diyemediğimizden, bir tek sana kızamıyorum dediğimiz anlar vardır.
Artık hiçbir şeye eskisi kadar üzülmüyorum. Herkes kendine yakışanı yapıyor, diyorum, konu kapanıyor.
Kırgınım. Kime olduğunu, neden olduğunu bilmeden… Belki hayata, belki kendime, belki de kıymet bilmeyen herkese.