Sevgiliye Romantik Sözler
Güller hep ellerinde açsın ama dikenleri batmasın. Sevda hep seni bulsun ama seni yaralamasın mutluluk hep yüreğine dolsun ama beni unutturmasın.
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.
Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır.
Aynı şehirde sen varsın, ben varım, biz yokuz. Ne acı dimi.
Yağmalandı kalbim ömrüm her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı yenik düştüm bu savaşta neyleyim bir mezar nasılsa işte öyleyim.
Gönül, han değil dergâhtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır!
Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş, ama sen gitme ben cahil kalayım.
Bir gün herkes gider mi acaba. Evet sen kalbinde büyüttükçe onlar da büyürler ve sığamayacaklarını anlayınca giderler.
Sol yanımın en güzel ağrısı iyi ki varsın.
Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem. Üzüldüğüm şey değme yenlere yüreğimin değmiş olmasıdır.
Yağmur başlayınca gelse de ıslansak diyeceği biri olmalı insanın.
Ne insanlar tanıdım yıldızlar gibiydiler. Hepsi göklerdeydi, parlıyordu. Ama ben seni, güneşi seçtim. Bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim.
Öyle bir çık ki karşıma her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.
Zamansız gelme elim kolum dağınıksa sarılamam.
Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var. Mevlâna
O kadar güzel bakıyorsun ki bazen bütün dünya kör olsun istiyorum.
Mevsimin suçu yok. Yokluğun soğuk.
Sana şiir yazmak ne haddime. Varlığın şiir zaten.
Ve ben dilek tutmadım hiç. Hep dua ettim, ömrüm ömrüme nasip olsun diye!
Aşk tüm dünya insanlarının içinde sana tanıdığım ayrıcalıktır.
Şarkılara neden parça dendiğini biliyor musun? İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik yanını tamamlıyor.
Sen geleceğimizin mutluluğu mazilerimizin unutulmaz insanı olarak kalacaksın sevgilim seninle ben.
Yorgunum, hiçbir şey bilmiyorum tek istediğim yüzümü kucağına koymak başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak. Franz Kafka
Tünelimin sonu sensin sevgilim, tüm karanlığımın söndüğü yer sensin.
Ona bakıp kıyamamak mı yoksa bakıp da doyamamak mı aşk.
Gün bir gün, sevdalanmış geceye gecede yakamoz düşürmüş denize o günden bugüne geceyle gündüz ayrılmaz olmuş ta ki güneş tutulup gölge düşürene dek sevdalara.
Dün bir şarkı çıktı radyoda, yarısına ben eşlik ettim yarısına gözlerim. Söylemek çok acıtıyor ama ben seni çok özledim.
Ben seni saçlarının beyazladığı günü görmek isteyecek kadar çok ve delice.
Seni düşünürken içim geçmiş, severken de ömrüm.
Seni sevmek; olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni, beklemek gibi.
Saçlarından ödünç ver. Dört bahar geçti. Çiçek kokusu öpmedim. Çok oldu mutluluktan vazgeçeli. Gülüşünden ver ömrümden al.
Ben seni bu yaşımda yaşamın tam ortasında öylesine değil ölesiye seviyorum.
Sen hep gülümse ki yüreğinin güzelliği gülüşlerinde canlansın.
Gül bahçesinde geçse de ömrüm, inan üstüne gül koklamam gülüm, seni koklamak olsa da ölüm, uğrunda ölmeye değer gülüm.
Kim bilir hangi akşam güneşle beraber bende söneceğim kim bilir hangi ellerden son suyumu içeceğim belki göremeden öleceğim fakat yine de seni ‘ebediyen seveceğim’.
Mutlu olduğunu görmek çok güzel sevgilim sen daima mutlu ol ben işte o zaman acı hayatımda ufakta olsa mutluluklar yaşarım sevgilim.
Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar.
Kanaya kanaya iyileşir bazı yaralar. Aşk gibi, ihanet gibi, yalnızlık gibi. Geç olur, güç olur ama sonunda mutlaka olur.
İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!
O kadar yoruldum ki artık hiçbir şeye şaşırmıyorum. Ve umurumda değil hiç kimse, ne halim varsa görmekle meşgulüm.
Hep aklıma geliyorsun. Bak gördün mü senin de gidecek yerin yok.
Sarı giyer güneş olursun mavi giyer deniz olursun siyah giyer matem olursun kim bilir belki bir gün beyaz giyer benim olursun.
Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa. Ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.
Kalbimi sana emanet etsem korur musun? Dilimin ucundaki cennet sevdamın sonundaki ömrüm olur musun?
Seni kokundan öpüyorum.
Öyle çok yanar ki için dünyadaki bütün suçları işlediğini sanırsın. Oysa sadece sevmişsindir.
Öyle bir sev ki beni ben bile kıskanayım kendimi.
Öperken kokusunu içine çektiysen, özlerken burnun direği sızlar!
Bir çift göze aşık ve diğer bütün gözlere körüm.
Seni düşünür seni özlerim sevgilerin özlemlerin derinliğinde ne olur kır şeytanın bacağını bir kez beni hatırla, bir sonbahar serinliğinde.
Allah’ım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın.
Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur.
Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin.