Sevgi Sözleri

Sizler için 2026 yılı itibarıyla derlediğimiz harika Sevgi Sözleri burada! Bu içerik, etkileyici ve anlam dolu ifadeler sunarak hem kısa hem de uzun seçeneklerle duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Anlamlı ve yeni içeriklere sahip bu Sevgi Sözleri, resimlimesajlar.com.tr bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınız için mükemmel bir kaynak oluşturuyor. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda bu sözleri kullanarak, paylaşımınıza farklı bir boyut katabilirsiniz.


Senin gözbebeklerin var ya, kadın kadın gülen, insan insan bakan gözbebeklerin. Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta. Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder. Bir açarsın ki mutluyum. Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.
Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor. Özdemir Asaf
Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.
Aşk, yer yerinden oynasa da yâri yürekteki yerinden oynatmamaktır.
Ne iş yaparsın sen dedi. Hamalım dedim. Nasıl yani dedi. Elimden tutmasını bilenin, yüreğini taşırım dedim.
Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.
Sevebilir misiniz? Karşılıksız, beklentisiz hesapsız çıkarız, özgür bırakarak. Sırf bir başkasının iyiliğini, mutluluğunu isteyerek…
Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.
Sevgi insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan onu yara almadan yaşatabilmektir.
Aşk’a sınır koyamazsın ve âşık oldun mu kalbinin esirisin onun sürüklediği yerdesin; sana acı çektirse bile.
Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.
Ben seni bu yaşımda yaşamın tam ortasında öylesine değil ölesiye seviyorum.
Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.
Ve sen ağlama. Gözlerin fazlasıyla güzel ağlamak için.
Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.
Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!
Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir. Mevlâna
Gittin. Ve solumda kaldın ve soluğumda ve sonumda.
Eğer aşk karşılıklı olsaydı, tek taraflı aşkın en güzel aşk olduğunu inkâr ederdi.
Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır…
Aşk ehli isen sitemin cahili olma. Şems
Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.
Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.
Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.
Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.
Sen yeter ki çocukluk yap. Gönlümde salıncağın hazır…
Sadece sev istemiyorum. Kıskan sahiplen istiyorum. Senin olduğumu benim olduğumu belli et istiyorum. Hissetmek istiyorum.
Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.
Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım, en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.
Aşk seven için sevinç, sevilen için gurur, sevip de ayrılan için ölüm demektir.
Sevmek için yürek, sürdürmek için emek gerek.
Gerçek sevgi sabırdır, her şeye dayanır. Affeder, çabalar, gerektiğinde susar, kabullenir ama asla bitmez.
Manzarası sen ol gözlerimin, her baktığımda yeni mutluluklar göreyim.
Bir dilek hakkım olsaydı, gittiğin her yer olabilmeyi dilerdim.
Seni sen olduğun için değil, seni bende bulduğum için seviyorum.
Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?
Ölürsem beni yârimin kalbine gömün. Mekânım cennet olsun…
Elimdeki resmin yerine kendin olsaydın. Olsaydın da benim yine derdim olsaydın.
O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.
Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilir misin? Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma ya çok seversin bir kere ya da hiç sevmezsin.
Sevmek çaydır sevilmek şeker biz çayı hep şekersiz içeriz.
Bir yürek anca bir yürek ile takas edilir, yüreğini almadığıma, yüreğimi vermem.
Herkesten kıskanacak kadar değil, herkesi kıskandıracak kadar sev.
Aşkın gözyaşları ıslatırken sevgilinin omzunu, neden bu kadar geç kaldığını sorar aşk meleği.
İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.
Bir insanın bir insana verebileceği en ölümsüz hediye, sevgidir.
Sevebildiğin kadar sev, hayat kısa.
Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.
Yerden yere vurmak yardan yâre tutulmak değildi aşk. Yer yerinden oynasa da Yâr’i yürekten oynatmamaktı aşk.
Görmeden seni isteyen gönlüm, görünce nasıl dayansın.
Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.
Çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.
Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.
O yokken “hayır sevmiyorum, unuttum” deyip, onu görünce elin ayağın birbirine dolanıyorsa; aşıksın işte.
Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.
Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.
Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna “gün” demeyelim.
Ey gece git o yâre söyle. Kokusuna sarılıp uyumak isteyen biri var.
O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.
Kadehime lacivert bir akşam çöküyor gülüm. Zehrini akıtarak çöküyor. Kartana çeviriyor her saniyeyi. Üşüyorum. Üşüdükçe seni daha çok özlüyorum.
Seviyorsan git ısır bence, köpek gibi sevdiğini o da anlasın.
Ben sana kızsam, kendime küserim.
Bir şehir ol. Mesela İstanbul gibi. De ki; boğazım kuruyuncaya kadar seveceğim seni.
Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.
Sımsıkı sarılalım, aramızdan rüzgâr bile geçmesin.
Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?
Bir kadın aşka inanmıyorum derken, aslında tek bir şey söylemek istiyordur: Hadi beni aşka inandır.
Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.
Ve diyeceğim ki; Aşk güzel şey. Vaktinde ve doğru insanla geldiği sürece…
Seviyorsan, bugün sor, bugün ara, Yarına kim öle, kim kala.
Seni ben canımın içinde sakladım. Kalbimin ta derinliklerinde…
Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?
Eskiden karanlıktan korkar yağmurdan ürperirdim şimdi karanlıklar sırdaşım yağmurlar gözyaşım oldu.
Sevmek zor iş ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı.
Kızdığında, küstüğünde bile seni düşünen bir sevenin olması ne güzeldir.
Belki hiçbir evrakta isimlerimiz yan yana gelmedi. Ama gayri resmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.
Dilek tutman için yıldızların kayması mı gerekiyor illa ki? Gönlüm gönlüne kaydı yetmez mi?
Aşk bittikten sonra arkadaş kalalım diyenler. Güle başka isim versen değişik kokacak mı?
Kalbim; ki kendisine kefilim. Adınla uyandı bu sabah.
Sesindeki huzuru kimse bilmesin. Kıskanırım.
Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana âşık olduğumu, ölsem söyleyemem.
Allah yüreğimize yüreği ile gelenleri nasip etsin.
Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?
Senin için yapraklarını kopardığım papatyalardan dün gece özür diledim. Haklısınız dedim. Ne sevdiği belli ne sevmediği…
Canımın içi, sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin orta yerine?
Aşk, sakızdan çıkan sözler kadar basit olmaya devam ettikçe, insanlar da onu çiğneyip tükürmeye devam edecekler.
Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryat eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.
Eş olan, aşka eştir. “Eş” değer, nefesten ötedir. Ötemde özüm var, özüm nefesin ötesinden ötedir.
İnsana imtihan için özlemek yeter, bir şehri, bir sesi, bir nefesi. İmtihan için bir sen yeter…
Evleniriz belki bir gün, belki çocuklarımız olur. Bana benzer şair olur, sana benzer şiir olur.
Belki de sonu nasıl bitecek diye korkmaktan sevmeyi unuttuk.
Eğer gökyüzü bir parça kâğıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi.
Açık çay içerdi hep, demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi.
Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.
Ötesi yok bu duanın benim ol. Benimle, aklınla, aşkınla bin yaşa.
Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.
İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Bunca yalanın, bunca talanın, bunca riyanın arasında sen. Ne güzel duruyorsun ömrümün ortasında.
Evvelimiz aşk, halimiz aşk, istikbalimiz aşk.
Aşk ateşten bir parçadır; önce ruhunu aydınlatır, sonra bedenini ısıtır. Ama illaki yakar benliğini kavurur.
Aşk Hz. Zeyd’in gözlerindeydi, Hz. Bilal’in sesinde! Sümeyyenin parçalanan bedeninde, Ammar’ın yetim kalışındaydı! AŞK onun (s.a.v.) yolunu takip etmekti. Şimdi söyle `Aşık` mısın?
Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.
O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.
Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.
Sen güldün. Ben bir yudum daha içtim çaydan. Yoksa nasıl açıklardım içimde ki bu sıcaklığı.
Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin. Şems Tebrizi
Sevmek ve sevilmek güneşi iki taraftan hissetmeye benzer.
Bir insan âşık olunca; kıskanır, bağırır, kısıtlar, hesap sorar, sahiplenir. Ama anlayana işte…
Belki de aşk asla kullanılmamalıydı cümle içinde, zaten bir daha gönül koymak mı ortaya, tövbe.
Halden ala halsizliğim sözden ala sessizliğim. Ben seninle olduktan sonra umurumda değil kimsesizliğim.
Sen, hayalini kurup, sonunda bulduğum o hayallerimdeki adam değilsin. Sen karşıma çıkıp, bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.
Çok müsaitti gözlerin sevilmeye, azıcık bakayım derken içine düştüm…
Ne sıradan bir sevgiyi yaşayacak kadar basit biriyim. Ne de seni sıradan bir sevgiye malzeme yapacak kadar herhangi biri.
Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.
Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim. Mevlâna
Gönlüme düştüğü günden beri o ateşi aşk bilirim. Lal olmuş dilime adını dolar. Beni sen, seni ben bilirim.
Öğrendik ki: Her yarayı saran zaman değil, sevgidir.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.
Bazı aşklar okyanus gibidir. Görmesen de sonunun bir yerde bittiğini bilirsin, şimdi okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesem de biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek.
Sen beni sev, geri kalan her şeyi ben hallederim.
Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye?
Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsa? Bilemezsin. Bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın.
Beni hep yanlış anladın zaten sen. Geleceğim ol demiştim sana. Gel ecelim ol değil.
Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.
Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim hasretim bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim öfkem kinim sevincim umudum, düşüm, rüyam, hayalim ama en çok ağlatan, en çok kanatansın. Sen tarifi imkânsızımsın.
Bazen hiç ummadığınız birine âşık olabilirsiniz ama bu yaptığınız şeyi yanlış kılmaz. Herkes mutlu olmayı hak etmez mi?
Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.