Üzüntülü Whatsapp Durumları
Biz de birer sosyal çocuklar olabilirdik ama hayatla erken tanıştık üstümüze kaldı.
Sızlıyor be doktor aşk deyince kalbim dost deyince sırtım.
Bunlar da geçecek şüphesiz. Seni unutmama kaç yüzyıl kaldı ki.
İnsan en çok da hayallerini gerçekleştiremedikleri için üzülür.
Söyleyecek o kadar çok şeyim var ki ama söz verdim susmaya.
Bazen diyorum kendime. Ne çok değer vermişim değersizlere.
Bazen, peki dersin. İnandığın için değil, yorulduğun için.
Öldün mü kaldın mı? Diye sorma bana. Sen giderken ölende bendim kalanda.
Bazen dünyanın en zor mesleğidir. Kendi duygularına tercüman olmak!
Sevgiyi çabuk kaybediyoruz pişmanlığı uzun sürüyor.
Mutsuz olduğun zamanlarda, mutlu olduğun zamanları hatırlamak kadar mutsuz bir durum yok.
Geçmişin şikayetçisiyim evet çünkü hep yalnızdım, gelecekten umutsuzum, çünkü sen yoksun!
Hayatı çok hafife aldık meğer ne ağırmış.
Şu dünyada gülmemi isteyen bir fotoğrafçıydı oda parasını istedi!
Yaşanmamış mutluluklarımın hevesini kırdın. Bana kötüden kötü günler bıraktın!
En kötüsü, sen ona bakıyorsun, o başkasına!
Nedense seveni sevmezler, sevmeyeni başlarına taç ederler!
Acı çekmek yalnızca arzuların bertaraf edilmesiyle sona erdirilebilir.
Bazı insanlar gördüm çok kötü. Ama hiç kimse senin gibi profesyonel değildi.
Biz önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular toparlanamadık gitti.
Keşkelerle yaşadık hep, keşke hiç böyle olmasaydı.
Aşkı heves etme onunda tadı kalmadı!
Belki de ihtiyacımız olan tek şey; değer verince değişmeyen insanlar.
Bazen dalıyorum da uzaklara, orda da hiçbir şey yokmuş.
Dünyayı seyrederken öğrendiğim bir şey varsa o da insanların göründüğü gibi olmadığıdır.
Sihirbaz değiliz belki ama çok şey kaybettik!
Öyle olur ki; bazılarının gelişi bazılarının gidişi mutlu eder bizi.
Bazen küçücük şeyler kocaman değer tutarken kocaman şeyler küçücük değer bile tutmuyor.
İnsanlar gerçek yüzlerini, sizden istediklerini alamadıklarında gösterirler.
Bazılarının sesini anımsayamazsın ama söylediklerini hep dün gibi hatırlarsın.
Oyalan gönlüm, sahte dünyada çocuklar gibi oyalan. Belki bu gerçektir diye yaklaştığın her insan koskoca bir yalan.
Ey rüzgâr! Sert esme! Özlediklerimin kokusu geliyor yüreğime, gözlerim doluyor.
Yar olmanı dilerken yara oldun yüreğime.
Şart mı dudaklarımla kal demem, gözlerim çığlık çığlığa gitme diye haykırırken.
Özel günümü hatırlamayandan özel kişi olamaz.
Zaten yorgunum beni daha fazla yoran hiçbir şeye tahammülüm yok!
Hayatımın içinden aşk kavramını kökten çıkar, mükemmele yakın bir hayatım var.
Sen gittiğinden beri soğuk buralar bir tanem.
Sen yorulursun onu sevmekten o yorulmaz seni üzmekten.
Çalar saat gibiydi hayallerim, ben kurdum onlar çaldı.
İnsan sevdiğinin değerini küsünce, ayrılınca, ölünce anlıyormuş.
Kalp kalbe karşıdır derler. Seninkisi niye benimle karşılaşmıyor.
Hayallerimizi çaldılar keyfimizden değil biz yoğun istek üzerine mutsuzuz.
Aslında insanı üzen şey yaşanması mümkünken yaşanılamayan şeylerdir.
Üzülme gitti diye. Bu zamanın modası böyle. Üç beş gün sever sonra bezer.