Whatsapp Aşk Sözleri

Sizler için 2026 yılı itibarıyla derlediğimiz harika Whatsapp Aşk Sözleri burada! Bu içerik, etkileyici ve anlam dolu ifadeler sunarak hem kısa hem de uzun seçeneklerle duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Anlamlı ve yeni içeriklere sahip bu Whatsapp Aşk Sözleri, resimlimesajlar.com.tr bulabileceğiniz sosyal medya paylaşımlarınız için mükemmel bir kaynak oluşturuyor. Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda bu sözleri kullanarak, paylaşımınıza farklı bir boyut katabilirsiniz.


Kolunu ısırıp saat yapıp bu saatten sonra benimsin diyesim var.
Sen elimden tutunca, deniz basardı içimi. Sen elimden tutunca, yüreğim yeşil yosunlara takılıp günlerce dip akıntılarının peşi sıra gitmek isterdim.
Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.
Ben istemem böyle, üç günlük sevgi, yüreğin varsa bir ömür boyu sev beni.
Sen yeryüzünde gördüğüm tek gerçeksin sen hayallerimin biricik prensesisin.
Sen beni silahınla değil güzelliğinle vurdun gülüm.
Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Her suskunluk, bir iç kanamasıdır ilişkilerde.
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.
Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.
Yüzüme okunmuş bir dua gibisin sevgilim. Çok şükür bugün de aşığım sana.
Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine, bütün insanlara senin gözerinde ışıldayan bir çift yıldız gönderirdim.
Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı.
Hadi kaldır kadehini sevgili varsa şerefine yoksa gidişine.
İçten gelen bir sevgi benimkisi duygularım katıksız saf sana aşık bu bendeki serseri biriciğim.
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.
Farklıyız işte. Sen Gül’ü severdin. Ben gülüşünü sevgili.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Gözlerin kör bir kuyu. Yusuf olası geliyor insanın.
Kalbime giden yollarım unutma çalışmalarından dolayı kapalıdır.
Kalbime söyleyemedim gittiğini, seni halen benimle biliyor.
Oldu oldu, olmadı çay içeriz.
Çatlatsa da dudaklarımı senelik gülüşler, her gece adam gibi ağlamayı sana adadım.
Bu yalnızlık benim ilişmeyin.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ahım” yok sana.
Kafanı yastığa her koyduğunda aklına geliyorsa, ya kimsede görmediğin mutluluğu tattırmış ya da çok derin yaralar bırakmıştır.
Bir yalnızlık inşa ediyorum ki sorma, Mimar Sinan halt etmiş yanımda!
Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım.
Kaç lisan bilirsen bil; terk edilmeyi, yüreğine tercüme edemeyeceksin.
Oysa defalarca sormuşlardı, büyüyünce ne olacaksın diye; “mutlu” diyemedik; çünkü çocuktuk; akıl edemedik.
Açtığın yaralara zaman ve dua sürdüm bekliyorum. Alıp başımı gidesim var da aklımdakileri valize sığdıramıyorum. Artık gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum. Sanki hayat, işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi yapıyor.
Açık çay içerdi hep, demli olunca, bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi. Cemal Süreyya
Sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için, helal ediyorum hakkımı.
Duydum ki böbreğinde taş varmış sevgili. Kesin kalbinden düşmüştür.
Ne var yani, benim de özel güçlerim var; mesela bazı insanları gözümde büyütebiliyorum.
Ancak yaradan dener kulunu, insan insanı denerse kalp hüküm giyer.
Gözlerinin ‘Kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘Sen’de kalayım.
Yüreğimdeki duruşunu seviyorum.
Kalbimi sana emanet etsem korur musun? Dilimin ucundaki cennet sevdamın sonundaki ‘ömrüm’ olur musun?
Seni gördüm içimdeki dünya dönmeye başladı durduramıyorum içimdeki dünyayı harekete geçirdin engel olamıyorum seviyorum seni.
Sen uyurdun, bilmezdin, ben uzaklardan üzerini örterdim her gece.
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık.
Rüzgârın kemanını çaldığı, damlaların cama vurduğu bir pencerede yatağına uzanıp da keşke dediğin tüm güzellikler gerçek olsun.
Ölürsem beni yârimin kabine gömün. Mekânım cennet olsun.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazını da bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.
Hâlet-i ruhaniyem’dir kelam ettiğim lisan! Ya o’nadır, ya O’nunla O’lana, ya Aşk’adır, ya da Aşk’la yanana!
Ben seni dün sevmedim, çünkü dün bitti. Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek. Ben seni yarın sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek.
Bizimkisi bir aşk hikayesi değildi, bizimkisi aşktı gerisi hikayeydi.
Unut demekten daha büyük bir küfür yoktur benim yüreğimin lügatinde.
Herkese selam, sana hasret. Nazım Hikmet
Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.
Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazılar.
Güzelmiş, çirkinmiş ne fark eder ki? Deli gibi sevmek ruhumuzda var.
Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?
Keşke tanımasaydım dediğim hiç kimse olmadı benim. Keşke beni tanımasına izin vermeseydim dediklerim oldu.